Yıl boyunca her mecrada bulaşıklarınızı sudan geçirmeyin Kuyucuk Gölünü kurtarın, göle can suyu verin,…vb yayınlar yapıldı. En çok merak ettiğimiz göl idi Kuyucuk Gölü. Söylenenler doğru muydu?

KANALIMIZA ABONE OLMAYI ve PAYLAŞMAYI UNUTMAYINIZ.

Ülkemizin en yüksek göllerinden biri olan Balık Gölü’ne Ağrı Dağının sisler içindeki zirvesini izleyerek, kıvrımlı yollarda koyun sürülerinin arasından çoban köpeklerinin sert bakışları altında, gölü besleyen derelerin oluşturduğu mendereslere hayran kalarak vardık. -Yine belirtmekte fayda var. Biz göller arasında aracımızla, göller etrafında bisikletlerimizle yolculuk ediyoruz.- Yüksek rakımda hava buz gibi etrafta in cin top oynuyor.

BALIK GÖLÜ

Biz manzaraya doyamadığımız için inişte geç saate kaldık. Etrafında bisiklet sürülemeyecek kadar soğuk olan göle Doğubeyazıt tarafından çıkıp Tuzluca tarafından inmeyi planladık ama karanlığa kalıpta stabilize köy yollarında yüklü araba ile ilerlemekte zorlandık. Yine de yolda bir tilki ile göz göze gelip uzun süre paralel ilerledik. Bir tavşan önümüze araç yoluna atladı onu takip ettik. Kızlar bu süreçte çığlık çığlığa tabi. Kayaların arasından çıkan elinizi bir dakika tutamayacağınız sulardan içtik. Işıl ışıl parlayan Serhat Şehri Karsa on civarında vardık. 2015 yılında yılında Doğu Ekspresi ile ziyaret ettiğimiz için şehre hakimdik. Öğretmenevine vardık. Dışarısı buz gibiydi. Odamıza çıktık. Yataklarda Ağustos ayında yorgan vardı ve kalorifer de yanıyordu. Kızlar zaten yolda uyuyakalmışlardı. Uykuya kısa bir soğuk molası vererek devam ettiler. Biz de elektroniklerin şarjları, kıyafetler, yiyecekler,…vb rutin hazırlıkları yapıp yorganın altına girdik.

Sabah erken kalktık. Şehir merkezinde vakit kaybetmeden kahvaltılık biraz gravyer peynirimizi aldık ve Kuyucuk Gölü’ne doğru yola çıktık. Merkeze kuzeydoğu yönünde 45km uzaklıkta olan Kuyucuk Köyü’ne vardığımızda kazlar bizi karşıladı. Yolda gördüğümüz köylüler turistlere alışıktı. Herkes hal hatır sordu. Nerden gelip nereye gidiyoruz anlattık. Onlar da bize Kuyucuk Gölünü en iyi anlatabilecek olan yıllarca köye muhtarlık yapmış Katip Yıldız amcanın yerini tarif ettiler. Kızlar bisikletle gezerken, kazları kovalarken biz Katip Amca ile uzun uzun sohbet ettik. Ayrıntılarını yazının başındaki videoda görmüşsünüzdür.
Onlardan izin isteyip gölü incelemek için köyden ayrılırken yeşil kapılı bir evden seslendiler. “Siz Kocaeli’den mi geliyorsunuz?” evet. ” Biz de orada yaşıyoruz. Yazın köyümüze geldik. Hadi içeri buyrun.” Çok sağolun. Biz gölü bir görelim. Dönüşte uğrayalım. ” Anlaştık.

KUYUCUK GÖLÜ SONDAJ BORUSU


Köyün çıkışına DSİ bir kuyu açmış. Motoru 16 saat çalışıyor 8 saat dinleniyor. Oradan göle borularla suyu taşımışlar ve göle cansuyu yapmışlar ama Mayıs ve Haziran yağmur ayları yeni geçmesine ve kuyudan sürekli su verilmesine rağmen göl ufacık bir birikinti idi. Bu yazıyı yazdığımız 2020 yılı sonunda da göl tamamıyla kurudu haberlerini üzülerek izledik. Bunun nedenleri arasında küresel ısınma olsa da yapılan yanlış uygulamalarda Katip Amca ile yaptığımız sohbette mevcut.
Çimenlik traktör yolunda Deniz ile Duru bisiklet sürerek biz de yürüyerek çiçeklerin ve etrafta otlayan buzağılar ve koyunların tezek kokuları arasında kuyudan gelen boruların göle ulaştığı noktaya geldik.
Gördüğümüz manzara bir gölden çok sulak yeşil otlak bir alandan ibaretti. Etrafı izledik. Gezdik. Su numunemizi aldık. Ve davete icabet etmek için dönüşe geçtik.
Bu kadar süre zarfında çocuklar sıkılmadı mı? Hayır.
Yol boyunca bisiklet bindiler, koşturdular, buzağı ve koyunları sevdiler, çiçekleri kokladılar, ebelemecilik oynadık, sohbet ettik, gözlem yaptılar, hayal kurdular,…vs. Hava güneşli ve ılık olunca keyiflerine diyecek yoktu.

Aydın ailesi ,çayları demlemiş sofrayı hazırlamış bizi bekliyorlardı. Fevzi Amca ve Saniye Teyze ile sohbet ettik. İç Anadolu’ya girdikten sonra etli ekmekle başlayan ve kebaplarla devam eden yemek serüvenimize hiç ummadığımız anda gelen Taze Fasülye muhteşem oldu. Pandemi dolayısıyla henüz Kocaeli’nde görüşemesekte kızları Deniz ile yazıştık. Kalın tekliflerine rağmen kışın üzerinde yürüdüğümüz, kıyısında balık yediğimiz masal halini bildiğimiz Çıldır Gölü’ne doğru yola koyulma zamanı gelmişti. Kuyucuk’un haline üzülerek, yapılan çalışmalarla ufakta olsa umutlanarak, fonda radyomuz, Arpaçay üzerinden Taşbaşı’na varmıştık bile. Çıldır yazımızda görüşmek üzere.

    Leave a Reply